Vakıf Evlatlığının Tespiti Hakkında Bilgi Bülteni
- Giriş
Osmanlı’dan günümüze uzanan vakıf sistemi yalnızca sosyal yardım amacı taşıyan bir kurum değil, aynı zamanda belirli kişilere ekonomik haklar tanıyabilen bir hukuki yapıdır. Özellikle zürri vakıflarda, vakfedenin soyundan gelen kişilerin vakıf gelirlerinden yararlanması mümkündür. Ancak bu hak kendiliğinden doğmaz, çoğu zaman mahkeme kararıyla tespit edilmesi gerekir.[1]
Uygulamada bu hakların belirlenmesi amacıyla açılan davalar “galleye müstehak vakıf evlatlığının tespiti davası” olarak adlandırılmaktadır. Bu bilgi bülteninde vakıf evlatlığı ve tespit davasından bahsedilecektir.
- Vakıf Evladı ve Galle Nedir?
Vakıf evladı, vakfeden kişinin soyundan gelen ve vakfiye hükümlerine göre vakfın gelirlerinden yararlanma hakkına sahip olan kişiler için kullanılan hukuki bir kavramdır. Başka bir ifadeyle, vakfı kuran kişinin çocukları ve onların altsoyu, vakfiyede bu yönde bir düzenleme bulunması halinde vakıf evladı olarak kabul edilir ve vakıf gelirlerinden belirli ölçüde yararlanma hakkına sahip olabilir.[2]
Ancak vakfedenin soyundan gelmek tek başına yeterli değildir. Bir kişinin vakıf evladı sayılabilmesi için, vakfiyede vakfedenin soyundan gelenlere gelir veya başka bir menfaat bırakılmış olması ve kişinin vakfeden ile soy bağını hukuken ortaya koyabilmesi gerekir.[3] Bu nedenle uygulamada, vakıf evladı olduğunu ileri süren kişiler açısından en önemli mesele, vakfeden ile aralarındaki kan bağının resmi kayıtlar ve diğer delillerle ispat edilmesidir.[4]
Diğer yandan, vakfiye hükümleri her vakıf için farklı düzenlemeler içerebilir. Bazı vakıflarda yalnızca belirli derecedeki soy bağı olan kişilere gelir bırakılmış olabilir; bazı vakıflarda ise belirli görevleri yerine getiren aile fertlerine gelir tahsis edilmiş olabilir. Bu nedenle vakıf evladı kavramının kapsamı her somut olayda vakfiye hükümleri dikkate alınarak belirlenir. İşte bu sebeple, bir kişinin vakıf evladı olup olmadığının ve vakıf gelirlerinden yararlanma hakkının bulunup bulunmadığının çoğu zaman mahkeme kararıyla tespit edilmesi gerekmektedir.
“Galle” kavramı, vakfa ait malvarlığından elde edilen gelirleri ifade eder. Vakfa ait taşınmazların kira gelirleri, vakıf işletmelerinden elde edilen kazançlar veya vakfın diğer gelir getirici malvarlığından doğan ekonomik getiriler galle olarak adlandırılır. Vakıf hukukunda bu gelirler, vakfiyede belirtilen amaç ve şartlara uygun şekilde kullanılmak zorundadır.[5]
Vakıf gelirleri elde edildikten sonra, öncelikle vakfın giderleri ve vakfiyede öngörülen harcamalar karşılanır. Bu kapsamda vakfın bakım ve onarım giderleri, yönetim giderleri ve vakfiye ile belirlenen hayır hizmetleri gibi harcamalar gelirden düşülür. Tüm bu giderler karşılandıktan sonra geriye kalan kısım ise “galle fazlası” olarak adlandırılır.
Galle fazlası, vakfiye hükümleri doğrultusunda hak sahiplerine dağıtılabilen gelir kısmını ifade eder. Eğer vakfiyede vakıf evlatlarına gelir tahsisi öngörülmüşse, vakfın giderleri çıkarıldıktan sonra kalan bu gelir fazlası belirlenen pay oranlarına göre vakıf evlatları arasında paylaştırılır. Bu nedenle vakıf evlatlarına yapılan ödemeler, vakfın tüm gelirini değil, yalnızca vakfiye şartları ve mevzuat doğrultusunda belirlenen galle fazlasını kapsar.[6]
C. Vakıf Evladının Tespiti Davası Nedir?
Vakıf evladı olduğunu ve vakıf gelirlerinden yararlanma hakkına sahip bulunduğunu ileri süren kişilerin bu statülerinin hukuken belirlenmesi amacıyla açtıkları davalar, uygulamada “galleye müstehak vakıf evlatlığının tespiti davası” olarak adlandırılmaktadır.[7] Bu dava, niteliği itibarıyla bir tespit davasıdır ve davacı kişinin vakfedenin soyundan gelip gelmediği ile vakfiye hükümlerine göre vakıf gelirlerinden yararlanma hakkının bulunup bulunmadığının mahkeme tarafından belirlenmesini amaçlar.[8]
Uygulamada çoğu zaman vakıf evladı olduğunu iddia eden kişiler ile vakfı yöneten idare arasında bu konuda uyuşmazlık ortaya çıkabilmektedir. Özellikle vakıf gelirlerinden yararlanma talebinin reddedilmesi veya kişinin vakıf evladı olduğuna ilişkin resmi bir kaydın bulunmaması halinde, söz konusu statünün mahkeme kararıyla tespit edilmesi gerekmektedir.[9]Bu dava sonucunda mahkeme, davacının vakıf evladı olup olmadığını ve vakfiye hükümleri çerçevesinde vakıf gelirlerinden yararlanma hakkının bulunup bulunmadığını belirler.
Bu tespit kararı, çoğu zaman daha sonra açılacak olan galle alacağı davalarının da hukuki temelini oluşturur. Zira vakıf gelirlerinden pay talep edilebilmesi için öncelikle kişinin vakıf evladı olduğunun ve vakıf gelirlerinden yararlanma hakkının bulunduğunun kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla ortaya konulması gerekir.
- Soybağı Nasıl İspat Edilir?
Vakıf evlatlığının tespiti davalarında en önemli hususlardan biri, davacı ile vakfeden arasında soy bağının kurulmasıdır. Zira vakfiye hükümlerine göre vakıf gelirlerinden yararlanma hakkı çoğu zaman vakfedenin soyundan gelen kişilere tanınmaktadır. Bu nedenle davacı kişinin vakfeden ile arasındaki akrabalık ilişkisini hukuken ortaya koyması gerekmektedir.[10]
Soy bağının ispatı genellikle resmî belgeler aracılığıyla yapılır. Nüfus kayıtları, veraset ilamları, eski vakıf kayıtları ve arşiv belgeleri bu konuda önemli deliller arasında yer almaktadır. Özellikle tarihi vakıflara ilişkin davalarda, soy bağının tespit edilmesi için geçmiş dönemlere ait kayıtların incelenmesi gerekebilir.
- Davayı Kazanınca Ne Olur?
Vakıf evlatlığının tespiti davasının kabul edilmesi halinde mahkeme, davacının vakıf evladı olduğunu ve vakfiye hükümlerine göre vakıf gelirlerinden yararlanma hakkına sahip bulunduğunu tespit etmiş olur. Bu kararın kesinleşmesiyle birlikte davacı, vakfın gelirlerinden pay alma hakkını hukuken kazanır.
Vakıf hukukunda vakıf evlatlarına yapılan ödemeler genellikle galle fazlası olarak adlandırılan gelir kısmından karşılanır. Vakfın gelirlerinden önce vakfiyede öngörülen giderler ve vakfın yönetimine ilişkin harcamalar düşülür, kalan gelir fazlası ise vakfiye hükümlerine göre hak sahipleri arasında paylaştırılır.[11] Bu paylaştırma, vakfiyede belirlenen oranlara veya hak sahiplerinin sayısına göre yapılabilir.
Öte yandan bazı vakıflarda vakfiye hükümleri gereğince vakıf evlatlarına yalnızca gelir payı değil, aynı zamanda vakfın yönetimiyle ilgili tevliyet hakkı da tanınmış olabilir. Tevliyet, vakfın yönetilmesi ve temsil edilmesi yetkisini ifade eder. Böyle bir düzenleme mevcutsa vakıf evlatları vakfın yönetiminde de rol alabilir.
Sonuç olarak vakıf evladı olduğunun mahkeme kararıyla tespit edilmesi, ilgili kişiye yalnızca geçmiş dönem gelirleri bakımından değil, vakfın gelecekte elde edeceği gelirlerden pay alma bakımından da önemli haklar sağlayabilir.
- Sonuç
Vakıf evlatlığı ve galle hakkı, vakıf hukukunun tarihsel kökenleri bulunan ve uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara konu olabilen önemli alanlarından biridir. Vakıf gelirlerinden yararlanma hakkı iddiasında bulunan kişilerin, öncelikle vakfeden ile aralarındaki soy bağını ortaya koymaları ve vakfiye hükümleri çerçevesinde bu gelirlerden pay alma haklarının bulunduğunu hukuken ispat etmeleri gerekmektedir. Bu nedenle galleye müstehak vakıf evlatlığının tespiti davaları hem vakfiye hükümlerinin yorumlanmasını hem de soy bağına ilişkin kayıtların titizlikle incelenmesini gerektiren teknik nitelikte davalardır. Mahkemece verilecek tespit kararı ise ilgili kişilerin vakıf gelirlerinden yararlanma hakkının belirlenmesi bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Saygılarımızla,
Gülaç Hukuk Bürosu
[1] Şevval Tunç, "Türk Medeni Hukukuna Göre Zürri Vakıflarda Galle Üzerinde Hak Sahipliği", 2025
[2] 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m. 3
[3] Yargıtay 8. HD., 09.04.2019 T., 2019/1424 E.
[4] Yargıtay HGK., 30.05.2007 T., 2007/18-293 E.
[5] F. Y. Mengüç, 2021
[6] Yargıtay 18. HD., 19.03.2015 T., 2014/13444 E.
[7] Fatih Yaşar Mengüç, "Galleye Müstehak Vakıf Evlatlığının Tespiti Davası", Adalet Dergisi, 2021
[8] Dr. Şebnem Akipek & Dr. Hüseyin Altaş, "Vakıflarda Evladiye Davaları"
[9] Vakıflar Yönetmeliği m. 53
[10] Yargıtay HGK., 30.05.2007 T., 2007/18-293 E.
[11] Vakıflar Yönetmeliği m. 54