Çalışan Ebeveynlerin Haklarındaki Yeni Düzenlemelere İlişkin Bilgi Bülteni
- Giriş
1 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Değişiklik Kanunu”) ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatında önemli değişiklikler yapılmıştır.
Değişiklik Kanunu kapsamında özellikle analık izni süreleri uzatılmış, buna bağlı geçiş hükümleri yeniden düzenlenmiş, babalık izni süresi artırılmış ve SGK tarafından sağlanan analık ödeneği süreleri yeni izin sistemiyle uyumlu hale getirilmiştir.
Bu bilgi bülteninde, Değişiklik Kanunu ile getirilen ve özellikle ebeveynlik hakları, analık izni, babalık izni ve SGK uygulamalarını etkileyen düzenlemeler değerlendirilmektedir.
- Analık İzni Bakımından Yapılan Değişiklikler
Değişiklik Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılan değişiklik sonucunda analık izni süreleri yeniden düzenlenmiştir.
Önceki düzenleme uyarınca kadın işçilere doğumdan önce sekiz hafta, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta analık izni verilmekteydi.
Yeni düzenleme ile birlikte doğum öncesi analık izni süresi sekiz hafta olarak korunmuş; doğum sonrası analık izni süresi ise sekiz haftadan on altı haftaya çıkarılmıştır. Böylece toplam analık izni süresi on altı haftadan yirmi dört haftaya yükseltilmiştir.
Ayrıca, sağlık durumunun uygun olması ve doktor onayının bulunması halinde doğum öncesinde çalışılabilecek süre bakımından da değişiklik yapılmıştır. Önceki düzenlemede kadın çalışan, doktor onayıyla doğumdan önceki son üç haftaya kadar çalışabilmekteydi. Yeni düzenleme ile bu süre iki haftaya indirilmiştir. Dolayısıyla yeni sistemde çalışan, uygun sağlık raporu bulunması halinde doğumdan önceki son iki haftaya kadar çalışabilecektir.
Değişiklik Kanunu ile yürürlük tarihinde doğum sonrası süreçte bulunan çalışanlar bakımından özel bir geçiş mekanizması öngörülmüştür. Bu kapsamda, çalışanların yeni düzenlemeden yararlanma durumu doğum tarihi ve rapor sürecinin devam edip etmemesine göre farklılık göstermektedir.
- Doğum öncesi veya doğum sonrası raporu devam eden çalışanlar
Doğum öncesi raporu henüz açılmamış olan veya doğum sonrası raporu 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla hâlen devam eden çalışanlar bakımından, ilave süreler için SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeye devam edecektir. Sağlık Müdürlüğü tarafından yayımlanacak teknik talimat sonrasında, rapor sürelerinin sistem üzerinden uzatılması beklenmektedir. Bu grupta yer alan çalışanların ilave süreden yararlanabilmesi için ayrıca işverene başvuru yapması gerekmemektedir.
- 16.10.2025 sonrası doğum yapan ancak raporu 01.05.2026 öncesinde sona ermiş olan çalışanlar
Uygulamadaki temel tereddüt bu grup bakımından ortaya çıkmaktadır. Doğum sonrası raporu 1 Mayıs 2026 tarihinden önce sona ermiş çalışanlar bakımından, ilave sekiz haftalık süre için SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecektir. Ancak SGK tarafından ödeme yapılmaması, çalışanın ilave sekiz haftalık izin hakkından yararlanamayacağı anlamına gelmemektedir. Zira analık izni hakkı ile SGK geçici iş göremezlik ödeneği birbirinden ayrı hukuki düzenlemelerdir. Bu nedenle, bu kapsamdaki çalışanlar gerekli başvuruyu yapmaları halinde ilave sekiz haftalık izin hakkından yararlanabilecektir.
Ücretlendirme bakımından ise çalışanın ücret sistemi önem taşımaktadır. Maktu ücretli çalışanlar bakımından, işverenin bu süreye ilişkin ücreti ödemesi gerektiği yönünde güçlü değerlendirmeler bulunmaktadır. Günlük veya saatlik ücretli çalışanlar bakımından ise bu süre esasen ücretsiz izin niteliğinde değerlendirilebilecektir. Bununla birlikte, işverenin çalışan lehine ödeme yapmasına hukuken engel bulunmamaktadır.
Bu kapsamdaki çalışanların, Değişiklik Kanunu’nun yürürlük tarihinden itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurmaları gerekmektedir. Bu süre fiilen 15 Mayıs 2026 tarihinde sona ermiştir.
- 15.10.2025’te ve Öncesinde Doğum Yapan Çalışanlar
15.10.2025 ve öncesinde doğum yapan çalışanlar bakımından yeni düzenleme uygulanmayacaktır. Bu nedenle bu çalışanlar bakımından ilave sekiz haftalık izin hakkı doğmayacak, yeni analık izni düzenlemesi uygulanmayacak ve SGK geçici iş göremezlik ödeneği bakımından ilave süre söz konusu olmayacaktır.
Değişiklik Kanunu ile ayrıca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda da analık ödeneği bakımından paralel değişiklikler yapılmıştır. Bu kapsamda, geçici iş göremezlik ödeneği bakımından doğum sonrası süre sekiz haftadan on altı haftaya çıkarılmıştır.
Böylece analık sigortası kapsamında SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği süresi, toplam yirmi dört haftalık yeni analık izni sistemiyle uyumlu hale getirilmiştir. Dolayısıyla değişiklik yalnızca iş ilişkisindeki izin süresini değil, SGK tarafından sağlanan analık ödeneği süresini de doğrudan etkilemektedir.
- Babalık İzni Bakımından Yapılan Değişiklikler
Değişiklik Kanunu ile babalık izni süresinde de değişiklik yapılmıştır.
Daha önce beş gün olan babalık izni süresi on güne çıkarılmıştır. 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla hâlen babalık izni sürecinde bulunan çalışanlar da yeni düzenlemeden yararlanabilecektir. Ancak işyeri uygulaması, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan lehine daha uzun bir babalık izni süresi öngörülmüşse, çalışan lehine olan uygulama geçerliliğini koruyacaktır.
- Sonuç ve Genel Değerlendirme
Değişiklik Kanunu ile yapılan düzenlemeler, çalışma hayatında analık ve ebeveynlik haklarının genişletilmesi bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Uygulamada özellikle geçiş sürecinde bulunan çalışanların hangi kapsamda değerlendirileceği, SGK geçici iş göremezlik ödeneği ile analık izni hakkının birbirinden ayrı ele alınması gerektiği, maktu ücretli çalışanlar bakımından ücret ödeme yükümlülüğünün nasıl değerlendirileceği, 10 iş günlük başvuru süresinin uygulanması ve bordro ile insan kaynakları süreçlerinin yeni düzenlemeye uygun hale getirilmesi önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, işverenlerin söz konusu düzenlemeleri insan kaynakları politikaları, bordro uygulamaları ve izin süreçleri bakımından dikkatle incelemesi; çalışan başvurularını süresi içerisinde ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirmesi gerekmektedir.
Saygılarımızla,
Gülaç Hukuk Bürosu