Döngüsel Ekonomi ve Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu Hakkında Bilgi Bülteni
- Giriş
İklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilirlik hedefleri, doğrusal ekonomi modelinden “al-kullan-at” döngüsel ekonomi modeline “azalt-yeniden kullan-geri dönüştür” geçişi zorunlu kılmıştır. Özellikle fosil yakıt rezervlerinin azalması ve tükenme riskinin gündeme gelmesi, alternatif enerji kaynaklarına yönelme ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda, fosil enerji kaynakları ve nükleer enerjiye alternatif teşkil eden yenilenebilir enerji üretimine yönelik yatırımlar önem kazanmıştır.[1]
Geri dönüşüm faaliyetleri yalnızca çevresel bir ödev değil; aynı zamanda uluslararası ticaret kurallarını, şirketlerin mali yükümlülüklerini ve sanayi altyapısını şekillendiren, sıkı şekilde regülasyona tabi bir hukuk alanıdır.
Bu bültende, geri dönüşümün uluslararası ve ulusal hukuki dayanakları, genişletilmiş üretici sorumluluğu ilkesi ve yeşil dönüşümün beraberinde getirdiği yeni hukuki riskler ele alınmaktadır.
- Uluslararası Hukuki Çerçeve ve Avrupa Yeşil Mutabakatı
Geri dönüşüm ve atık yönetimi, sınır ötesi etkileri nedeniyle uluslararası sözleşmelerle düzenlenmektedir. Bu kapsamda en temel küresel dayanaklardan biri, tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınmasını kontrol altına alan Basel Sözleşmesi’dir.[2]
Bununla birlikte, günümüzde küresel standartları belirleyen en dinamik düzenleyici güçlerden biri Avrupa Yeşil Mutabakatı’dır. AB’nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamında yürürlüğe giren düzenlemeler, Türk ihracatçıları bakımından da önemli hukuki ve ticari sonuçlar doğurmaktadır[3]:
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM): Üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı, ürünün karbon ayak izini düşürdüğünden, firmaların SKDM kapsamında karşılaşabileceği karbon maliyeti riskini doğrudan azaltabilmektedir.[4]
- Yeni Eko-Tasarım Regülasyonu (ESPR): Ürünlerin henüz tasarım aşamasında sökülebilir, tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir nitelikte olması, giderek daha fazla yasal zorunluluk haline gelmektedir.
- Geri Dönüşüm Mevzuatı
Türk çevre hukuku, AB müktesebatına uyum çerçevesinde son yıllarda önemli değişikliklere uğramıştır. İç mevzuatımızın temelini aşağıdaki düzenlemeler oluşturmaktadır:
- 2872 Sayılı Çevre Kanunu: Çevre Kanunu, Avrupa Birliği mevzuatı ile doğrudan bağlantılı olup, “kirleten öder” ve “sürdürülebilir kalkınma” ilkeleri uyarınca geri dönüşümün ana çerçevesini çizmektedir. Kanun’un ek maddeleriyle hayatımıza giren GEKAP, yani Geri Kazanım Katılım Payı; piyasaya sürülen lastik, plastik poşet, ambalaj, pil, madeni yağ gibi ürünlerden tahsil edilen ve geri dönüşüm süreçlerini fonlamayı amaçlayan hukuki bir yükümlülüktür.
- Atık Yönetimi Yönetmeliği: Atıkların oluşumundan bertarafına kadar olan süreçte uygulanacak hiyerarşiyi belirlemektedir. Hukuki açıdan “atık” tanımı kritik öneme sahiptir. Bir malzemenin “atık” statüsünden çıkarak “yan ürün” veya “ikincil hammadde” niteliği kazanması, yani atık statüsünün sona ermesi, bu Yönetmelik’te öngörülen teknik ve hukuki şartlara bağlıdır.[5]
- Sıfır Atık Yönetmeliği: Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına almak ve gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak amacıyla, kurumsal ve belediye düzeyinde sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasını öngören idari düzenlemedir.[6]
- Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu İlkesi
Geri dönüşüm hukukunun en dinamik araçlarından biri, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu ilkesidir.
Bu ilke uyarınca, bir ürünü piyasaya süren üretici veya ithalatçı, yalnızca ürünün satışına kadar değil; ürünün kullanım ömrü sona erdikten ve atık haline geldikten sonra toplanması, taşınması ve geri dönüştürülmesinden de hukuken ve mali olarak sorumludur.[7]
Türk hukukunda ambalaj, elektrikli ve elektronik eşyalar, piller ve ömrünü tamamlamış araçlar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Şirketler, bu sorumluluğu yetkilendirilmiş kuruluşlar aracılığıyla kolektif olarak veya depozito yönetim sistemlerine dahil olmak suretiyle yerine getirmekle yükümlüdür.
- Şirketler İçin Hukuki Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Geri dönüşüm ve atık yönetimi süreçlerinin mevzuata uygun şekilde yönetilmemesi, şirketler açısından ciddi hukuki, mali ve cezai riskler doğurabilmektedir:
- İdari Para Cezaları: Çevre Kanunu uyarınca, atıklarını lisanssız tesislere teslim eden veya geri dönüşüm beyanlarını usulüne uygun şekilde yerine getirmeyen şirketler hakkında yüksek tutarlı idari para cezaları uygulanabilmektedir.
- Cezai Sorumluluk: Türk Ceza Kanunu uyarınca, çevreye kasten veya taksirle atık bırakılması ve çevrenin kirletilmesi, şirket yöneticilerinin şahsi cezai sorumluluğuna, hapis cezası dahil olmak üzere, yol açabilmektedir.[8]
- Yeşil Boyama (Greenwashing) Davaları: Ürünlerinde gerçekte geri dönüştürülmüş malzeme kullanmadığı halde reklamlarında “yüzde yüz geri dönüştürülmüş” veya “çevre dostu” gibi ibarelere yer veren şirketler, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ticari Reklam Yönetmeliği uyarınca haksız rekabet ve aldatıcı reklam yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabilmektedir.[9]
- Sonuç
Geri dönüşüm artık yalnızca bir sosyal sorumluluk alanı değil; şirketlerin ticari sürekliliğini doğrudan etkileyen stratejik bir hukuk yönetimi alanıdır. Uluslararası pazarda rekabet gücünü korumak ve ağır idari ve cezai yaptırımlardan kaçınmak adına, şirketlerin hammadde tedarikinden atık yönetimine kadar tüm süreçlerini güncel çevre hukuku normlarına uyumlu hale getirmesi ve düzenli hukuki çevre denetimleri yaptırması önem arz etmektedir.
Saygılarımızla,
Gülaç Hukuk Bürosu
[1] Süt Göker, Çağıl: Sürdürülebilir Çevre Hedefinde Enerjinin Vergilendirilmesi, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2019, s.72.
[2] Tehlikeli Atıkların Sınırlarötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Basel Sözleşmesi, Türkiye Cumhuriyeti taahhüdü: Resmî Gazete Tarihi: 15.05.1994, Sayı: 21935.
[3] European Commission, A New Circular Economy Action Plan for a Cleaner and More Competitive Europe, COM(2020) 98 final.
[4] Regulation (EU) 2023/956 of the European Parliament and of the Council of 10 May 2023 establishing a carbon border adjustment mechanism.
[5] T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Atık Yönetimi Yönetmeliği, Resmî Gazete Tarihi: 02.04.2015, Sayı: 29314.
[6] T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sıfır Atık Yönetmeliği, Resmî Gazete Tarihi: 12.07.2019, Sayı: 30829.
[7] OECD (2016), Extended Producer Responsibility: Updated Guidance for Efficient Waste Management, OECD Publishing, Paris.
[8] 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, "Çevrenin Kasten Kirletilmesi" (Madde 181) ve "Çevrenin Taksirle Kirletilmesi" (Madde 182).
[9] 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ticaret Bakanlığı Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği bünyesindeki çevreye ilişkin beyanlar kılavuzu.