Karbon Kredileri ile Yenilenebilir Enerji Kaynakları Hakkında Bilgi Bülteni
- Giriş
Küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve net sıfır emisyon hedefleri, enerji sektörünü köklü bir dönüşüme zorlamaktadır. Bu dönüşümün merkezinde, yenilenebilir enerji kaynakları ve karbon kredileri/karbon piyasaları olmak üzere iki temel mekanizma yer almaktadır.
Petrol ve kömür egemenliğine dayalı enerji sektörü, 1973 yılında yaşanan petrol kriziyle birlikte ciddi bir enerji güvenliği tartışmasıyla karşı karşıya kalmıştır.[1] Bu güvensizlik ortamı, dünya çapında yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik ilginin artmasına neden olmuştur.[2]
Genellikle birbirinin yerine kullanılan veya birbiriyle karıştırılan bu iki kavram, aslında birbirini besleyen ve aralarında hem operasyonel hem de finansal açıdan güçlü bir korelasyon bulunan iki farklı hukuki/ekonomik enstrümandır. Bu bültende, YEK projeleri ile karbon kredileri arasındaki ilişki, çifte sayım riski ve piyasaların geleceği hukuki perspektiften ele alınmaktadır.
- YEK ve Karbon Kredisi Nedir?
Bu korelasyonu doğru şekilde ortaya koyabilmek için öncelikle iki mekanizmanın hukuki niteliğini ayırt etmek gerekir
- Yenilenebilir Enerji Sertifikaları / Çevresel Nitelikler : Bir yenilenebilir enerji santralinde üretilen her 1 MWh elektriğin çevre dostu kaynaklardan üretildiğini ispat eden yeşil etiket veya nitelik belgesidir. Bu sertifikalar, tüketicinin “yeşil elektrik” kullandığını hukuken belgelendirir.[3]
- Karbon Kredisi : Atmosfere salınması önlenen veya atmosferden uzaklaştırılan 1 ton karbondioksit eşdeğeri emisyonu temsil eden sertifikadır. Bir projenin ne kadar emisyon azaltımı sağladığını ölçer.[4]
- YEK ve Karbon Kredileri Arasındaki Korelasyon Noktaları
- Emisyon Azaltım Faktörü Üzerinden Doğrusal İlişki : Bir coğrafyada yenilenebilir enerji yatırımları arttıkça, o ülkenin elektrik şebekesinin karbon yoğunluğu azalır. YEK projeleri, fosil yakıtlı santrallerin üretimini ikame ettiği için doğrudan karbon kredisi yaratma potansiyeline sahiptir.
- Ek Hizmet (Additionality) İlkesi ve Finansman Korelasyonu : Karbon piyasalarında bir YEK projesinin karbon kredisi alabilmesi için eklik (additionality) kriterini karşılaması gerekir.
Bir yenilenebilir enerji projesinin karbon kredisi geliri olmadan finansal olarak fizibl olmaması veya yasal olarak zorunlu olmadığı halde hayata geçirilmesi halinde, söz konusu proje karbon kredisi üretmeye hak kazanabilir.[5] Karbon kredileri, YEK projelerinin yatırım geri dönüş süresini kısaltan ve projeleri bankalar nezdinde daha finanse edilebilir hale getiren hukuki/mali bir enstrüman niteliğindedir.
- Çifte Sayım (Double Counting)[6] ve Ayrıştırma
YEK projesinden üretilen enerjiye dayalı çevresel niteliklerin, hem yeşil elektrik sertifikası hem de karbon kredisi olarak aynı anda ve eş zamanlı şekilde ticarete konu edilmesi hukuki açıdan risklidir.
- Mükerrer Talep (Double Claiming) Riski : Bir tüzel kişinin, yenilenebilir enerji kaynaklı üretim yapan bir santralden yeşil elektrik sertifikası temin ederek sera gazı envanter raporlamalarında dolaylı emisyonlarını, yani Kapsam 2 elektrik tüketiminden kaynaklanan emisyonlarını, sıfırlaması veya azaltması mümkündür. Buna karşın, aynı santralin aynı üretim dönemi ve miktarı için ayrıca karbon kredisi ihraç ederek bunu üçüncü bir tarafa satması durumunda, aynı çevresel fayda iki farklı mekanizma kapsamında mükerrer olarak kullanılmış olur. Bu durum, yeşil aklama riskini doğurarak sertifika ve kredilerin uluslararası geçerliliğini ve hukuki güvenilirliğini zedeleyebilir.
Uluslararası karbon ve yenilenebilir enerji standartları ile yürürlükteki mevzuat uyarınca, projelerin aynı çevresel faydayı hem karbon kredisi hem de yenilenebilir enerji sertifikası olarak mükerrer şekilde kullanmaması gerekir. Çevresel bütünlüğün korunması adına, bir mekanizma kapsamında ihraç edilen hak ve varlıkların diğer mekanizma nezdinde mükerrerliği önleyecek şekilde iptal edilmesi, mahsup edilmesi veya ihraç aşamasında sistem dışı bırakılması önem taşımaktadır.
- Karbon Piyasalarındaki Değişim ve YEK Projelerine Etkisi
Gelişen regülasyonlar, iki enstrüman arasındaki korelasyonun yönünü değiştirmektedir:
- Günümüzde güneş ve rüzgâr enerjisi maliyetlerinin önemli ölçüde düşmesi nedeniyle uluslararası karbon standartları, gelişmekte olan ülkelerdeki büyük ölçekli şebekeye bağlı YEK projelerine yönelik yeni karbon kredisi onaylarını sınırlandırmaktadır.[7]
- Korelasyon artık büyük ölçekli RES/GES projelerinden ziyade enerji depolama sistemleri, yeşil hidrojen üretimi, biyokütle ve şebekeden bağımsız yenilenebilir enerji çözümlerine kaymaktadır. Bu teknolojiler, eklik kriterini daha kolay sağlayabildiği için yüksek değerli karbon kredisi üretme potansiyeline sahiptir.
- Sonuç
YEK ve karbon kredileri, döngüsel ve düşük karbonlu ekonomide aynı madalyonun iki yüzünü temsil etmektedir. Bir yandan YEK projeleri, karbon kredilerinin arzını artıran ve piyasayı besleyen temel kaynaklardan biri olarak işlev görmekte; diğer yandan karbon kredilerinden elde edilen ek gelirler, YEK projelerinin finansal sürdürülebilirliğini ve bankalanabilirliğini doğrudan kolaylaştırmaktadır.
Bu ilişki, özellikle enerji sektöründe faaliyet gösteren yatırımcılar, geliştiriciler ve kurumsal tüketiciler için hem yüksek finansal potansiyel hem de ciddi hukuki riskler barındırmaktadır. Bu nedenle, enerji sektöründeki yatırımcıların ve şirketlerin, geliştirdikleri projelerde veya imzaladıkları elektrik alım satım sözleşmelerinde çevresel niteliklerin mülkiyetine ilişkin hükümleri hukuki açıdan açık ve net şekilde düzenlemeleri, mükerrer sayım risklerinden kaçınmaları ve karbon varlık yönetim stratejilerini güncel regülasyonlara göre optimize etmeleri kritik önem arz etmektedir.
Sonuç olarak, enerji yatırımlarının yeşil dönüşüm ekosistemindeki ekonomik değerini koruması, risklerin doğru yönetilmesine bağlıdır. Elektrik alım satım sözleşmelerinin yalnızca birer elektrik tedarik sözleşmesi olarak değil, aynı zamanda karmaşık birer çevresel emtia ve varlık devri sözleşmesi olarak ele alınması, şirketlerin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir.
Saygılarımızla,
Gülaç Hukuk Bürosu
[1] Yıldırım, H. Tezcan/Candan, Zeki: Renewable Bio-Energy from Wooden Biomass in Turkey, Pro Ligno, Vol.9, No.4, 2013, s.84, (http://www.proligno.ro/en/articles/2013/4/Yildirim_final.pdf), ET.01.03.2023
[2] Demirbaş, Ayhan: Tomorrow’s Biofuels: Goals and Hopes, Energy Sources, Part A: Recovery, Utilization, and Environmental Effects, Vol.39, No.7, 2017, s.673.
[3] Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) Standartları ve İşleyiş Kılavuzu, The International REC Standard Foundation.
[4] Verra (VCS) & Gold Standard, Requirements for Greenhouse Gas Emission Reductions, 2024 Güncellemesi.
[5] Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Madde 6 kapsamında Additionality (Eklik) İlkesinin Uygulanma Esasları.
[6] EPDK Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Belgesi (YEK-G) Yönetmeliği ve Paris Anlaşması Madde 6 (Çevresel Bütünlük ve Çifte Sayımın Önlenmesi İlkeleri). Çevresel niteliklerin mükerrer kullanımı, emisyon ticaret sistemlerinin (ETS) ve gönüllü piyasaların güvenilirliğini zedelediğinden; ihraç edilen bir yeşil sertifikanın sağladığı emisyon düşüm avantajı, ticari bir karbon kredisi şeklinde üçüncü taraflara tekrar devredilemez.
[7] Gold Standard, Rules Update on Renewable Energy Projects in Grid-Connected Countries, 2022/2023 Regülasyon Kararları