Ex Works Teslim Şekli: Lojistik Operasyonlarda Görünmeyen Risklere İlişkin Bilgi Bülteni
- Giriş
Uluslararası ticarette teslim şekilleri, taraflar arasındaki risk, masraf ve sorumluluk dağılımını belirleyen en temel unsurlardan biridir. Bu çerçevede Incoterms kuralları kapsamında düzenlenen EXW (Ex Works / İşyerinde Teslim) teslim şekli, satıcının yükümlülüklerinin en sınırlı olduğu teslim şekillerinden biri olarak öne çıkmaktadır. EXW teslimde satıcı, malları kendi işyerinde belirlenen tarihte alıcının tasarrufuna hazır bulundurmakla yükümlü olup, bu aşamadan sonra mala ilişkin tüm risk ve masraflar alıcıya geçmektedir. Bununla birlikte, uygulamada bu teslim şeklinin özellikle ihracat süreçleri ve lojistik organizasyon bakımından çeşitli hukuki ve mali riskler doğurduğu görülmektedir.
- EXW Teslim Şeklinin Tanımı ve İşleyişi
EXW teslim şeklinde satıcı, malları kendi işyerinde veya sözleşmede belirlenen başka bir yerde (fabrika, depo vb.) taşıma aracına yükleme ve ihracat formalitelerini yerine getirme yükümlülüğü olmaksızın alıcının tasarrufuna bırakmakla teslim borcunu yerine getirmiş sayılır. Bu andan itibaren mala ilişkin tüm risk ve hasar sorumluluğu alıcıya geçer. Bu yönüyle EXW, ihracat işlemlerinin dahi alıcıya bırakıldığı tek Incoterms teslim şekli olarak öne çıkmaktadır.
- Operasyonel Gerçeklik ve Sorumluluk Ayrışması
Teorik çerçevede sorumluluğun açık biçimde alıcıya ait olduğu kabul edilmekle birlikte, uygulamada süreçler çoğu zaman bu netlikte ilerlememektedir. Özellikle yükleme operasyonu, EXW kurgusunda alıcının sorumluluğunda olmasına rağmen, pratikte çoğunlukla satıcının personeli ve ekipmanları kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Bu durumda yükleme işlemini fiilen gerçekleştiren taraf ile yüklemeye ilişkin risk ve sorumluluğu üstlenen taraf farklılaşmaktadır.
Benzer şekilde taşıma organizasyonu çoğu zaman alıcı tarafından yetkilendirilen freight forwarder aracılığıyla yürütülmektedir. Ancak forwarder’ın sözleşmesel ilişkisi kimi zaman doğrudan alıcı ile, kimi zaman ise dolaylı olarak farklı taraflar üzerinden kurulmakta; bu da taşıma zinciri içerisinde parçalı ve çok katmanlı bir kontratsal yapı ortaya çıkarmaktadır. Özellikle taşıyıcı, gönderici ve alıcı arasındaki hukuki bağların net şekilde tanımlanmamış olması, operasyonel süreçlerde belirsizlikleri artırmaktadır.
Bu yapı, hasar, eksik yükleme, yanlış istifleme veya gecikme gibi durumlarda “fiili işlemi gerçekleştiren” taraf ile “hukuken sorumlu olan” tarafın farklı olması sonucunu doğurmakta; bu da sorumluluğun tespiti ve zararın kim tarafından karşılanacağı konusunda ciddi ihtilaf alanları yaratmaktadır. Uyuşmazlıkların çözümünde ise, taraflar arasındaki sözleşmelerin kapsamı, uygulanan hukuk ve taşıma belgelerindeki kayıtlar belirleyici olmakta; ancak bu unsurların her zaman örtüşmemesi, sürecin daha karmaşık hale gelmesine neden olmaktadır.
- Freight Forwarder Açısından Operasyonel ve Hukuki Riskler
EXW kurgusunda taşıma organizasyonu, yükleme ve ihracat işlemleri alıcının sorumluluğunda olmakla birlikte, uygulamada bu süreçler çoğu zaman satıcının bulunduğu yerde ve satıcı ile yakın koordinasyon içinde yürütülmektedir. Yüklemenin organize edilmesi, ekipman temini, araç planlaması ve taşıyıcı ile iletişim gibi operasyonel adımlar, sahadaki pratik gereklilikler nedeniyle birden fazla tarafın dahil olduğu bir yapı içinde gerçekleşmektedir.
Bu durum, forwarder’ın süreci fiilen yöneten ve operasyonu organize eden aktör haline gelmesine rağmen, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkilerin her zaman aynı açıklıkta kurulmaması sonucunu doğurmaktadır. Özellikle taşıyıcı ile kurulan ilişkiler, yükleme sürecindeki kararlar ve ihracat işlemleri bakımından hangi işlemin hangi tarafın sorumluluğu kapsamında değerlendirileceği her somut olayda ayrıca tartışma konusu olabilmektedir.
Diğer teslim şekillerinde, ihracat gümrükleme ve yükleme gibi kritik operasyonel adımların satıcı sorumluluğunda olması, süreçteki rol dağılımını daha belirgin hale getirmektedir. Buna karşılık EXW’de bu adımların alıcıya bırakılması, sahadaki operasyon ile sözleşmesel sorumluluk dağılımı arasında daha geniş bir boşluk oluşmasına neden olmaktadır.
Bu nedenle EXW kapsamında ortaya çıkan riskler, yalnızca taşıma süreçlerine özgü genel belirsizliklerden değil; aynı zamanda teslim şeklinin taraflar arasındaki sorumluluk dağılımını operasyonel gerçeklikten ayrıştıran yapısından kaynaklanmaktadır.
- Alıcının Malı Teslim Almaması Durumunda Oluşan Riskler
Sahada karşılaşılan kritik senaryolardan biri, alıcının malları teslim almaması veya süreci devam ettirmemesidir. Bu durumda taşıma zinciri kesintiye uğrar ve yük, taşıyıcı (armatör) üzerinde kalır. Taşıyıcı, navlun, demuraj, detention ve diğer masraflar için doğrudan lojistik firmasına yönelir. Forwarder, çoğu durumda taşıyıcı ile sözleşmesel ilişki içinde olduğu için bu taleplerle ilk muhatap olur. Ancak aynı süreçte alıcıya ulaşmak veya tahsilat yapmak ciddi şekilde zorlaşır.
Alıcının farklı bir ülkede bulunması, süreci daha da karmaşık hale getirir. Uyuşmazlıklarda çoğu zaman yabancı hukuk uygulanır veya sözleşmede farklı bir hukuk seçilmiş olabilir. Bu da alacakların tahsili ve hukuki sürecin takibini hem maliyetli hem de zaman alıcı hale getirir.
Bu çerçevede, yükün teslim alınmaması halinde ortaya çıkan maliyetlerin hangi tarafça karşılanacağı, tahsilatın ne şekilde gerçekleştirileceği ve sorumluluğun nasıl paylaştırılacağı hususları uygulamada çoğu zaman belirsizlik gösterebilmekte; bu da söz konusu maliyetlerin fiilen lojistik firması üzerinde kalması riskini beraberinde getirmektedir.
- Sonuç ve Genel Değerlendirme
Neticede EXW teslim şekli, taraflar arasındaki sorumluluk dağılımını asgari düzeyde satıcı lehine düzenleyen bir yapı sunmakla birlikte, lojistik operasyonlar bakımından çok katmanlı ve dikkatle yönetilmesi gereken bir süreç ortaya çıkarmaktadır. Özellikle taşıma organizasyonu, yükleme ve ihracat işlemlerinin alıcı sorumluluğunda olması, sahadaki uygulama ile sözleşmesel çerçeve arasında belirgin bir ayrışmaya yol açabilmektedir.
Uygulamada, operasyonun büyük ölçüde satıcının bulunduğu ülkede ve satıcı ile yakın koordinasyon içinde yürütülmesi; buna karşılık sorumlulukların farklı bir taraf üzerinde konumlanması, süreçte yer alan aktörlerin rol ve yükümlülüklerinin her zaman net şekilde ayrıştırılamamasına neden olmaktadır. Bu durum, özellikle hasar, gecikme, eksik yükleme veya gümrük işlemlerine ilişkin sorunlarda sorumluluğun tespitini güçleştirmekte ve uyuşmazlık riskini artırmaktadır.
Bunun yanı sıra, alıcının yükü teslim almaması veya süreci devam ettirmemesi halinde ortaya çıkan liman masrafları, bekleme ücretleri ve taşıyıcı talepleri gibi maliyet kalemleri bakımından da lojistik firmaları açısından önemli bir risk söz konusu olabilmektedir. Özellikle uluslararası işlemlerde tarafların farklı hukuk sistemlerine tabi olması, bu tür durumlarda tahsilat ve hukuki süreçlerin takibini daha karmaşık hale getirmektedir.
Bu çerçevede EXW teslim şekli, yalnızca bir teslim kuralı olmanın ötesinde; taraflar arasındaki sorumluluk dağılımının operasyonel gerçeklik ile birlikte değerlendirilmesini gerektiren, dikkatli planlama ve açık sözleşmesel düzenlemeler gerektiren bir yapı olarak öne çıkmaktadır.
Saygılarımızla,
Gülaç Hukuk Bürosu